Terapiye başlamayı düşünen birçok kişinin aklındaki ilk sorulardan biri şudur: “Burada anlattıklarım gerçekten aramızda mı kalacak?” Bu soru çok yerinde, çünkü insanın en zor duygularını, utandığı anılarını ya da kimseye söyleyemediği düşüncelerini paylaşabilmesi için önce güvende hissetmesi gerekir. Psikolog seans gizliliği, psikoterapinin en temel kurallarından biridir. Ama “mutlak” değildir; belirli ve sınırlı durumlarda istisnaları vardır. Bu yazıda gizliliğin neleri kapsadığını, dayandığı etik ve yasal çerçeveyi ve hangi durumlarda sınırlandığını açık bir dille anlatıyoruz.
Terapide Gizlilik Ne Demek?
Gizlilik, seanslarda konuştuklarınızın, uygulanan test ve ölçeklerin sonuçlarının, seans notlarının ve hatta terapiye geldiğiniz bilgisinin, sizin izniniz olmadan üçüncü kişilerle paylaşılmaması demektir. Bu üçüncü kişiler arasında aileniz, eşiniz, iş yeriniz, arkadaşlarınız ve sizi psikoloğa yönlendiren kişi de vardır.
Yani gizlilik yalnızca “seansta ne konuşulduğu” ile sınırlı değildir. Bir psikolog, siz izin vermedikçe sizin danışanı olduğunuzu bile kimseye doğrulamaz.
Gizliliğin Etik ve Yasal Dayanakları
Terapide gizlilik yalnızca bir nezaket kuralı değil; hem meslek etiği hem de yasal düzenlemelerle tanımlanmış bir yükümlülüktür.
Meslek etiği
Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği, psikoloğun çalışması boyunca hizmet verdiği kişilerden edindiği bilgileri gizli tutmakla yükümlü olduğunu açıkça belirtir. Aynı yönetmelik, psikoloğun gizliliğin sınırlarını danışana baştan açıklamasını da ister. Bu nedenle gizlilik konusu genellikle ilk görüşmede, onam (bilgilendirilmiş rıza) sürecinin bir parçası olarak konuşulur. İlk seansta başka neler konuşulduğunu merak ediyorsanız Terapi Odasına İlk Adım: İlk Seansta Neler Konuşulur? yazımıza göz atabilirsiniz.
Kişisel verilerin korunması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), sağlık verilerini “özel nitelikli kişisel veri” olarak tanımlar. Terapi sürecinde oluşan bilgiler bu kapsamdadır ve kanunun öngördüğü sıkı koruma kurallarına tabidir. Kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde başkalarına verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda da suç olarak düzenlenmiştir.
Sağlık meslek mensubu olarak psikolog
Türkiye’de psikologlar ve klinik psikologlar, 1219 sayılı Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu olarak tanımlanır. Bu statü, sır saklama yükümlülüğünü güçlendirirken aşağıda anlatılan bazı yasal bildirim yükümlülüklerini de beraberinde getirir.
Gizliliğin Sınırları: Hangi Durumlarda Bilgi Paylaşılabilir?
Gizlilik güçlü bir kuraldır, ama sınırsız değildir. Etik yönetmelikler ve yasalar, belirli durumlarda psikoloğun bilgi paylaşmasını mümkün ya da zorunlu kılar. Bu durumlar istisnadır ve oldukça sınırlıdır.
1. Sizin yazılı izniniz olduğunda
Örneğin psikiyatristinizle, başka bir terapistle ya da bir kurumla bilgi paylaşılmasını siz istiyorsanız, izninizle ve yalnızca gerekli olan bilgi paylaşılır. İzin verdiğiniz kapsamı sonradan değiştirebilir ya da geri alabilirsiniz.
2. Kendinize ya da başkasına ciddi zarar riski olduğunda
Bir kişinin kendi hayatını ya da bir başkasının hayatını tehlikeye atacak ciddi ve yakın bir risk söz konusuysa, psikolog bu riski azaltmak için gerekli kişi ya da kurumlarla sınırlı bilgi paylaşabilir. Buradaki amaç cezalandırmak değil, hayatı korumaktır. Böyle bir durumda psikolog, mümkün olduğunca bu adımı danışanla birlikte konuşarak atmaya çalışır.
Şunu belirtmek önemli: Zor düşünceleri, öfkeyi ya da “keşke hiç var olmasaydım” gibi duyguları seansta konuşmak, tek başına gizliliğin bozulacağı anlamına gelmez. Bu duyguları konuşabilmek terapinin önemli bir parçasıdır. Gizliliğin sınırı, ciddi ve yakın bir tehlike olduğunda devreye girer.
3. Çocuk istismarı ya da ihmali şüphesi olduğunda
18 yaşından küçük bir çocuğun istismara ya da ihmale uğradığına dair bilgi edinildiğinde, çocuğun korunması öncelik kazanır. Etik yönetmelik bu durumu gizliliğin istisnaları arasında sayar; Türk Ceza Kanunu da sağlık meslek mensuplarına görevleri sırasında karşılaştıkları suç belirtilerini yetkili makamlara bildirme yükümlülüğü getirir.
4. Mahkeme kararı ya da yasal zorunluluk olduğunda
Bir mahkeme ya da yetkili yargı makamı bilgi ya da kayıt talep edebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu, tıp meslek mensuplarının mesleki olarak öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebileceğini düzenler; ancak ilgili kişi, yani danışan rıza verirse bu çekinme hakkı ortadan kalkar. Böyle durumlarda psikolog yalnızca istenen ve gerekli olan bilgiyi, mümkün olan en sınırlı ölçüde paylaşır.
Bu bölüm genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Yasal süreçlerin ayrıntıları kişiye ve duruma göre değişebilir.
Süpervizyon ve Vaka Danışmanlığı
Psikologlar, çalışmalarının kalitesini korumak için zaman zaman deneyimli meslektaşlarından süpervizyon alır ya da vaka danışmanlığı yapar. Bu, meslek etiğinin desteklediği bir uygulamadır. Bu görüşmelerde danışanın kimliğini ortaya çıkaracak bilgiler paylaşılmaz: isim, iş yeri, belirgin kişisel ayrıntılar gibi bilgiler çıkarılarak yalnızca klinik açıdan gerekli olan bilgiler konuşulur. Süpervizyon veren meslektaş da aynı gizlilik kurallarına tabidir.
Benzer şekilde, bir vaka eğitim ya da bilimsel yayın amacıyla anlatılacaksa kimlik yeterince gizlenmelidir ya da danışandan yazılı izin alınmalıdır.
Farklı Terapi Türlerinde Gizlilik
Çift terapisi
Çift terapisinde danışan, tek bir kişiden çok ilişkinin kendisidir. Bu yüzden terapistler süreç başında bir “sır politikası” belirler: Eşlerden birinin terapistle bireysel olarak paylaştığı bir bilginin ortak seanslarda nasıl ele alınacağı baştan konuşulur. Bazı terapistler, ilişkiyi doğrudan ilgilendiren sırları tutmama ilkesini benimser; çünkü bu tür sırlar terapistin iki tarafa da eşit mesafede kalmasını zorlaştırır. Hangi politikanın uygulanacağını ilk görüşmede sormak en sağlıklısıdır. Süreçle ilgili ayrıntılar için çift terapisi sayfamıza bakabilirsiniz.
Aile terapisi
Aile terapisinde de benzer bir yaklaşım geçerlidir. Terapist, aile üyelerinden biriyle ayrı görüştüğünde bu görüşmelerde konuşulanların aile seanslarına nasıl yansıyacağını baştan açıklar.
Çocuk ve ergen terapisi
18 yaşından küçük danışanlarla çalışırken terapiye başlamak için veli ya da vasinin onayı gerekir. Bu, ebeveynin seanslarda konuşulan her şeyi öğreneceği anlamına gelmez. Özellikle ergenlerle yapılan çalışmalarda, gencin terapistine güvenebilmesi için kendi alanının korunması çok önemlidir.
Bu nedenle genellikle süreç başında hem gençle hem de ebeveynle birlikte bir anlaşma yapılır: Ebeveyne genel gidişat hakkında bilgi verilir, ama gencin paylaştığı ayrıntılar onun izni olmadan aktarılmaz. Gencin ya da bir başkasının güvenliğini tehdit eden bir durum ise bu anlaşmanın istisnasıdır ve bu da en başta açıkça konuşulur.
Grup terapisi
Grup terapisinde terapist gizlilik kurallarına bağlıdır; ancak diğer grup üyeleri aynı yasal yükümlülüğü taşımaz. Bu yüzden grup çalışmalarında üyelerden, grupta duyduklarını dışarıda paylaşmayacaklarına dair bir taahhüt alınır. Yine de grup terapisinde gizlilik, bireysel terapideki kadar güçlü biçimde güvence altına alınamaz.
Online terapi
Online terapide gizlilik kuralları yüz yüze terapiyle aynıdır. Farklılık teknik güvenlik tarafındadır. Psikoloğun güvenli bir görüşme platformu kullanması, seansları kaydetmemesi ve görüşmeyi kimsenin duyamayacağı bir ortamda yapması gerekir. Danışanın da seansa kimsenin duyamayacağı bir yerden, mümkünse kulaklıkla ve güvenli bir internet bağlantısından katılması önemlidir. Online görüşmelerin nasıl yürüdüğünü online terapi sayfamızda anlattık.
Kayıtlar Nasıl Tutulur ve Saklanır?
Psikologlar seanslara dair notlar tutar. Bu notlar, sürecin takip edilmesi ve terapinin tutarlı ilerlemesi için gereklidir. Kayıtlar kilitli dolaplarda ya da şifreli dijital ortamlarda, yalnızca psikoloğun erişebileceği biçimde saklanır.
Kayıtların ne kadar süre saklanacağı konusunda uluslararası kılavuzlar farklı süreler önerir; örneğin Amerikan Psikoloji Derneği’nin kılavuzu, yetişkinlerde terapinin bitiminden sonra yerel bir düzenleme yoksa, yetişkinlerde kayıtların son hizmet tarihinden sonra 7 yıl saklanmasını önerir (American Psychological Association, 2007). Saklama süresi dolan kayıtlar güvenli biçimde imha edilir.
KVKK kapsamında, hakkınızda hangi bilgilerin tutulduğunu öğrenme hakkınız da vardır. Bu konuda sorularınızı doğrudan psikoloğunuza iletebilirsiniz.
Günlük Hayatta Gizlilik: Küçük Ama Önemli Ayrıntılar
Dışarıda karşılaşmak: Psikoloğunuzla bir kafede ya da sokakta karşılaşırsanız, genellikle ilk selamı vermez. Bunun sebebi soğukluk değil, yanınızdaki kişilerin sizin danışan olduğunuzu öğrenmemesini sağlamaktır. Selam vermek ya da vermemek sizin tercihinizdir.
Telefon ve mesajlar: Psikolog, randevu dışında sizi aramaz ya da mesaj bırakırken ayrıntı vermez. İletişim için hangi kanalı tercih ettiğinizi baştan belirtebilirsiniz.
Sosyal medya: Psikologlar danışanlarıyla sosyal medyada arkadaşlık kurmaz; bu hem gizliliği hem de terapötik ilişkinin sınırlarını korur.
İş yeri ve aile: Terapi süreciniz iş yerinizle, ailenizle ya da sizi yönlendiren kişiyle paylaşılmaz. Bir kurum bilgi talep etse bile sizin açık izniniz olmadan bilgi verilmez.
Gizlilik Konusunda Psikoloğunuza Neler Sorabilirsiniz?
Gizlilikle ilgili soru sormak tamamen doğaldır ve ilk görüşmede bu soruları sormanız teşvik edilir. Örneğin:
Gizliliğin sınırları nelerdir, hangi durumlarda bilgi paylaşırsınız?
Seans notlarınızı nasıl ve ne kadar süre saklıyorsunuz?
Süpervizyon alıyor musunuz, alıyorsanız bilgilerimi nasıl koruyorsunuz?
Çift ya da aile terapisinde bireysel görüşmelerde anlattıklarım nasıl ele alınıyor?
Online seanslarda hangi platformu kullanıyorsunuz?
Sık Sorulan Sorular
Psikolog anlattıklarımı aileme söyler mi?
Hayır. 18 yaşından büyükseniz, sizin izniniz olmadan ailenize herhangi bir bilgi verilmez. Tek istisna, hayatınızın ya da bir başkasının hayatının ciddi ve yakın bir tehlike altında olduğu durumlardır.
Psikoloğa gittiğim iş yerime ya da okuluma bildirilir mi?
Hayır. Terapiye geldiğiniz bilgisi dahi sizin izniniz olmadan kimseyle paylaşılmaz.
Geçmişte yaptığım bir yanlışı anlatırsam psikolog bunu bildirmek zorunda mı?
Bu, konunun niteliğine göre değişir. Geçmişte yaşanan pek çok olay ve duygu terapide güvenle konuşulabilir. Ancak özellikle bir çocuğun istismarı gibi durumlarda yasal bildirim yükümlülüğü doğabilir. Böyle bir endişeniz varsa, ayrıntılara girmeden önce psikoloğunuza gizliliğin sınırlarını sorabilirsiniz.
İntihar düşüncelerimi anlatırsam hastaneye mi kaldırılırım?
Zor duyguları ve düşünceleri konuşmak, terapinin önemli bir parçasıdır ve bu tek başına gizliliğin bozulacağı ya da hastaneye yatırılacağınız anlamına gelmez. Psikolog önce bu düşünceleri sizinle birlikte anlamaya ve güvenliğiniz için birlikte bir plan oluşturmaya çalışır. Gizliliğin sınırı, ciddi ve yakın bir tehlike olduğunda devreye girer.
Seanslar kaydediliyor mu?
Seanslar sizin açık ve yazılı izniniz olmadan ses ya da görüntü olarak kaydedilmez. Psikolog yalnızca seans notları tutar.
Online terapide gizlilik yüz yüze terapi kadar güçlü mü?
Etik ve yasal kurallar açısından aynıdır. Teknik açıdan ise güvenli bir platform kullanılması ve iki tarafın da seansa kimsenin duyamayacağı bir ortamdan katılması gerekir.
Sonuç
Terapide gizlilik, terapötik ilişkinin temelidir: İnsan ancak güvende hissettiğinde kendini gerçekten açabilir. Gizlilik; meslek etiği, KVKK ve ilgili yasalarla korunur. Ciddi zarar riski, çocuk istismarı şüphesi ve yasal zorunluluklar gibi sınırlı istisnaları vardır ve bu istisnalar size en başta açıkça anlatılmalıdır. Gizlilikle ilgili aklınıza takılan her soruyu ilk görüşmede sormanız, sürecin güvenli bir zeminde başlamasına yardımcı olur. Terapi sürecinin genel işleyişini merak ediyorsanız bireysel terapi sayfamıza, randevu ve ulaşım bilgileri için iletişim sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; psikolojik değerlendirme, tedavi ya da hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Kaynaklar
Türk Psikologlar Derneği. (2004). Etik yönetmeliği (Madde 3.2, 3.3, 3.4; 7.1; 7.2). Türk Psikoloji Bülteni, (33), 20–34.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu. (2016). Madde 6 (Özel nitelikli kişisel veriler).
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. (2004). Madde 136 (Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) ve Madde 280 (Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi).
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu. (2004). Madde 46 (Meslek ve sürekli uğraşları sebebiyle tanıklıktan çekinme).
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun. (1928). Ek Madde 13.