Partneriniz bir akşam biraz sessiz. Mesajına geç cevap veriyor, yüzü yorgun. Çoğu insan “Yorulmuş” der geçer. Ama sizin içinizde bir şey sıkışıyor: “Soğudu. Gidecek.” Geceyi onun her hareketini izleyerek, belki de sorgulayarak geçiriyorsunuz.
Şema terapi bu deneyime terk edilme şeması adını verir. Erken Dönem Uyumsuz Şemalar yazısında 18 şemayı bir harita olarak göstermiştim. Bu yazı, o şemaları tek tek ele aldığım serinin ilki.
Kısa cevap
- Terk edilme şeması, yakın olunan insanların eninde sonunda gideceği ya da güvenilmez olduğu yönündeki derin beklentidir.
- Kopukluk ve Reddedilme alanındadır; karşılanmayan ihtiyaç güvenli bağlanmadır.
- İlişkilerde yoğun kaybetme korkusu, uzaklaşma işaretlerine aşırı duyarlılık ve tutunma ya da tam tersine hiç bağlanmama olarak görünür.
- Şema değişmez değildir; fark edilip üzerinde çalışılabilir.
Terk edilme şeması nedir?
Jeffrey Young’ın tanımıyla bu şemaya sahip kişi, duygusal destek ve bağ için güvendiği insanların orada kalmayacağına inanır: Ya ölecekler, ya başkasını bulup gidecekler, ya da ne zaman yanında olacakları belli olmayacak kadar tutarsız davranacaklar (Young ve ark., 2003).
Buradaki korku, ilişkilerin bitebileceğine dair gerçekçi bilgiden farklıdır. Her ilişki bitebilir; bunu herkes bilir. Terk edilme şemasında ise bitiş bir olasılık değil, beklenen son olarak yaşanır. Kişi ilişkinin içindeyken bile yasını tutmaya başlar.
Nasıl görünür?

Düşüncelerde
- “Beni er ya da geç bırakacak.”
- “Benden daha iyisini bulur.”
- “Yalnız kalırsam dayanamam.”
- “Kimse sonuna kadar kalmaz.”
Duygularda
- Küçük ayrılıklarda bile yoğun kaygı
- Partner uzaklaştığında panik, sonra öfke
- İlişki yolundayken bile süren bir tedirginlik
- Ayrılıklardan sonra uzun süren ve çok yoğun yaşanan yas
Davranışlarda
- Sık sık arama, mesaj atma, nerede olduğunu sorma
- Sevildiğine dair tekrar tekrar güvence isteme
- Kıskançlık, kontrol etme
- Ayrılık tehdidiyle sınama
- İlişki bitmesin diye kendi ihtiyaçlarından vazgeçme
- Bir ilişki biter bitmez yenisine başlama
Bu belirtiler kaygılı bağlanma ile önemli ölçüde örtüşür; iki kavram benzer bir deneyime farklı kuramların penceresinden bakar. Bir meta-analizde kaygılı bağlanma, terk edilme şemasının da içinde yer aldığı kopukluk ve reddedilme alanındaki şemalarla kaçıngan bağlanmaya göre daha güçlü ilişkili bulunmuştur (Karantzas ve ark., 2023).
Nereden gelir?
Şemalar, bir temel ihtiyacın çocuklukta yeterince karşılanmamasıyla ilişkilendirilir. Terk edilme şemasında bu ihtiyaç, güvenli ve istikrarlı bir bağdır (Bowlby, 1973; Young ve ark., 2003). Young’ın sıraladığı tipik kökenler şunlardır (Young ve Klosko, 1994):
- Bir ebeveynin ölümü ya da evden ayrılması
- Çocuğun uzun süre ebeveyninden ayrı kalması: hastane yatışı, başka bir yerde bakılma, yatılı okul
- Bakım verenin sık sık değişmesi
- Ebeveynin bazen çok ilgili, bazen ulaşılmaz olması: öngörülemeyen bir sevgi
- Ebeveynin ruhsal ya da bedensel hastalığı nedeniyle duygusal olarak ulaşılamaz olması
- Çok çatışmalı ya da her an dağılacakmış gibi görünen bir ev ortamı
İki not: Birincisi, mizaç da etkilidir. Ayrılığa doğuştan daha duyarlı çocuklar aynı yaşantıdan daha çok etkilenebilir. İkincisi, bunların hiçbiri bir suçlama değildir; pek çok ebeveyn kendi koşullarında elinden geleni yapmıştır. Ayrıntısını Temel Duygusal İhtiyaçlar yazısında anlatmıştım.
Aynı şema, üç farklı davranış
Terk edilme şeması olan herkes partnerine tutunmaz. Şemayla baş etme biçimi, dışarıdan görülen davranışı belirler (Young ve ark., 2003).

- Teslim: Kişi şemayı doğrulayacak ilişkilere yönelir: bağlanmakta zorlanan, evli, uzakta yaşayan ya da ilişkiye girip çıkan partnerler. İlişkide sıkıca tutunur.
- Kaçınma: Kişi terk edilme acısını hiç yaşamamak için yakın ilişki kurmaz. İlişkilerini yüzeysel tutar, yalnızlığı seçer.
- Aşırı telafi: Kişi terk edilmeden önce kendisi terk eder, partnerini kontrol etmeye çalışır ya da en küçük uzaklaşmada öfkeyle saldırır.
Bu üç yolu Şemalarla Baş Etme Biçimleri yazısında ayrıntılı ele almıştım.
Şema kendini nasıl doğrular?
Terk edilme şemasının en acı yanı, korkulan sonu hazırlayabilmesidir. Sürekli güvence istemek, kontrol etmek ve sınamak partneri yorabilir. Partner uzaklaşabilir. Uzaklaşma şemayı doğrular: “Biliyordum.” Bir sonraki ilişkide alarm daha da hassas çalışır.
Bir başka doğrulama yolu da partner seçimidir. Şema terapide buna şema kimyası denir: Şemayı tetikleyen kişiler tuhaf biçimde çekici gelebilir (Young ve Klosko, 1994). Tutarlı ve güvenilir biri “sıkıcı” bulunabilirken, bir gelip bir giden biri yoğun bir çekim uyandırabilir. Çünkü tanıdık olan, doğru olan gibi hissettirebilir.
Ne yapılabilir?
- Tetiklendiğiniz anı fark edin. “Şu an şemam konuşuyor” diyebilmek, duygu ile gerçek arasına bir mesafe koyabilir.
- Kanıta bakın. Geç gelen bir mesajın terk edilme dışında kaç açıklaması olabilir?
- Dürtü ile eylem arasına zaman koyun. Aramak, sormak, sınamak isteği geldiğinde bir süre beklemek, dalganın yatışmasına fırsat verebilir.
- İhtiyacı doğrudan söyleyin. “Neden cevap vermedin?” yerine “Bugün biraz güvenceye ihtiyacım var.”
- Yalnız kalabilmeyi çalışın. Kendi başınıza keyif aldığınız zamanlar, “Yalnız kalırsam dayanamam” inancını zayıflatabilir.
- Partner seçimine bakın. Sizi en çok kimler çekiyor? O çekimin ne kadarı şemanın tanıdıklığı?
Şema terapide bu şemayla, terapistin tutarlı ve öngörülebilir varlığı üzerinden ve imgeleme gibi yaşantısal tekniklerle çalışılır (Arntz ve Jacob, 2013; Young ve ark., 2003). Terapi ilişkisinin kendisi, ilişkinin kopmadan sürebildiğine dair bir deneyim sunabilir. Yaklaşım hakkında genel bilgi Şema Terapi sayfasında.
Sık sorulan sorular
Terk edilme korkusu normal mi?
Sevdiğimiz insanları kaybetmekten korkmak insanidir. Şemadan söz etmek için korkunun süreğen, yoğun ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyor olması gerekir. Örneğin ilişki yolundayken bile süren tedirginlik, tekrar tekrar güvence isteme ya da küçük ayrılıklarda yoğun kaygı, korkunun sıradan bir endişenin ötesine geçtiğini düşündürebilir.
Terk edilme şeması geçer mi?
Şemalar dirençlidir ama değişebilir. Hedef şemanın tamamen yok olması değil, daha seyrek tetiklenmesi ve tetiklendiğinde davranışı yönetmemesidir. Tetiklenen anı fark etmek, kanıta bakmak, dürtü ile eylem arasına zaman koymak ve ihtiyacı doğrudan söylemek bu yönde atılabilecek adımlardır; şema terapide ise imgeleme gibi yaşantısal tekniklerle çalışılır.
Terk edilme şeması ile kaygılı bağlanma aynı şey mi?
Terk edilme şeması ile kaygılı bağlanma önemli ölçüde örtüşür, ama aynı kavram değildir. Biri şema terapinin, diğeri bağlanma kuramının kavramıdır. İkisi de yoğun kaybetme korkusunu, uzaklaşma işaretlerine aşırı duyarlılığı ve tekrar tekrar güvence istemeyi anlatır; benzer bir deneyime farklı kuramların penceresinden bakar.
Terk edilme şeması yalnızca romantik ilişkilerde mi görülür?
Hayır. Terk edilme şeması romantik ilişkilerin yanı sıra arkadaşlıklarda, aile ilişkilerinde ve terapi ilişkisinde de ortaya çıkabilir. Kişi güvendiği birinin orada kalmayacağını beklediğinde, küçük bir uzaklaşma bile yoğun kaygı, güvence arayışı ya da geri çekilme uyandırabilir; bu yüzden şemayı farklı ilişkilerde de gözlemek yararlıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bir değerlendirme ya da tedavinin yerini tutmaz.
Kaynaklar
- Arntz, A., & Jacob, G. (2013). Schema therapy in practice: An introductory guide to the schema mode approach. Wiley-Blackwell.
- Bowlby, J. (1973). Attachment and loss: Vol. 2. Separation: Anxiety and anger. Basic Books.
- Karantzas, G. C., Younan, R., & Pilkington, P. D. (2023). The associations between early maladaptive schemas and adult attachment styles: A meta-analysis. Clinical Psychology: Science and Practice, 30(1), 1–20. https://doi.org/10.1037/cps0000108
- Young, J. E., & Klosko, J. S. (1994). Reinventing your life: The breakthrough program to end negative behavior and feel great again. Plume.
- Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner’s guide. Guilford Press.