Aynı Şeyleri Neden Tekrar Tekrar Yaşıyoruz? Şema Terapiye Giriş

“Neden hep aynı tip insanlara çekiliyorum?”, “Her işte bir süre sonra aynı noktaya geliyorum”, “Ne kadar uğraşsam da sonunda yine yetersiz hissediyorum”… Pek çok kişi hayatında tekrar eden bu döngüleri fark eder ama neden kırılamadıklarını anlamakta zorlanır. Şema terapi, tam da bu soruya odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu yazıda erken dönem uyumsuz şemaların ne olduğunu, nasıl oluştuğunu, neden kendilerini tekrar ettiklerini ve şema terapinin bu döngülerle nasıl çalıştığını anlatıyoruz. Bu yazı, şema terapi yazı dizimizin giriş yazısıdır.

Şema Nedir?

Psikolojide şema, kişinin kendisi, diğer insanlar ve dünya hakkında zihninde taşıdığı temel inanç ve beklentilerdir. Şema terapinin kurucusu Jeffrey Young, bunların bir kısmını erken dönem uyumsuz şemalar olarak tanımlamıştır: Çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan; anılardan, duygulardan, düşüncelerden ve bedensel duyumlardan oluşan, yaşam boyu tekrar tekrar ortaya çıkan ve kişinin hayatını zorlayan yaygın örüntüler.

Şemaları bir tür “iç gözlük” gibi düşünebiliriz. Örneğin çocukken sevgisinin koşullara bağlı olduğunu öğrenen biri, yetişkinlikte de ilişkilere “Ancak başarılı olursam sevilirim” gözlüğüyle bakabilir. Bu gözlük o kadar tanıdıktır ki çoğu zaman gözlük olduğu bile fark edilmez; dünyanın gerçekten böyle olduğu sanılır.

Şemalar Nasıl Oluşur?

Şema terapiye göre şemalar, çocuklukta temel duygusal ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında oluşur. Young beş temel duygusal ihtiyaç tanımlar:

  • Güvenli bağlanma: Güven, istikrar, bakım ve kabul görme
  • Özerklik ve yeterlilik: Kendi başına bir şeyler yapabilme, bir kimlik duygusu geliştirebilme
  • İhtiyaçları ve duyguları ifade etme özgürlüğü
  • Kendiliğindenlik ve oyun
  • Gerçekçi sınırlar ve özdenetim

Bu ihtiyaçların karşılanmadığı ya da tam tersine aşırı biçimde “karşılandığı” (örneğin hiçbir sınır konmaması) durumlarda çocuk, yaşadıklarını anlamlandırmak için bazı sonuçlar çıkarır: “İnsanlar sonunda beni bırakır”, “Bende bir sorun var”, “Kendi ihtiyaçlarımı dile getirirsem başıma kötü şeyler gelir.” Bu sonuçlar o dönemde çocuğun yaşadıklarına bir uyum biçimidir. Sorun, yetişkinlikte koşullar değiştiği halde aynı sonuçların geçerliliğini korumasıdır.

Şemaların oluşumunda yalnızca aile ortamı değil; çocuğun doğuştan gelen mizacı, akran ilişkileri, okul deneyimleri ve kültürel etkenler de rol oynar. Bu nedenle şema terapi, ebeveynleri suçlamaya dayanan bir yaklaşım değildir.

5 Alan ve 18 Şema

Young’ın modelinde 18 şema, karşılanmayan ihtiyaçlara göre beş alanda gruplanır:

AlanŞemalar
Kopukluk ve reddedilmeTerk edilme/istikrarsızlık, güvensizlik/kötüye kullanılma, duygusal yoksunluk, kusurluluk/utanç, sosyal izolasyon/yabancılaşma
Zedelenmiş otonomi ve performansBağımlılık/yetersizlik, hastalıklar ve tehditler karşısında dayanıksızlık, iç içe geçme/gelişmemiş benlik, başarısızlık
Zedelenmiş sınırlarHaklılık/büyüklenmecilik, yetersiz özdenetim/özdisiplin
Diğeri yönelimlilikBoyun eğicilik, kendini feda, onay arayıcılık
Aşırı tetikte olma ve ketlenmeKaramsarlık/olumsuzluk, duyguları bastırma, yüksek standartlar/aşırı eleştiricilik, cezalandırıcılık

Yazı dizimizin sonraki bölümlerinde bu şemaları tek tek ele alacağız.

Bir şemanın tanımında kendinizi tanımanız, o şemaya sahip olduğunuz anlamına gelmez. Şemalar; klinik görüşme, ölçekler ve kişinin yaşam öyküsünün birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Aynı Şeyler Neden Tekrar Tekrar Yaşanıyor?

Şemaların en dikkat çekici özelliği kendilerini sürdürme eğilimleridir. Bunun birkaç nedeni vardır.

1. Şemalar tanıdık olanı arar

İnsan zihni belirsizlik yerine tanıdık olanı tercih etme eğilimindedir; tanıdık olan acı verici olsa bile. Şema terapide “şema kimyası” olarak adlandırılan bu durumda kişi, şemasını tetikleyen insanlara güçlü bir çekim hissedebilir. Örneğin terk edilme şeması olan biri, duygusal olarak ulaşılmaz ya da kararsız partnerlere yoğun bir ilgi duyarken, istikrarlı ve güvenilir birini “sıkıcı” bulabilir.

2. Şemalar bilgiyi süzer

Şemalar, kişinin neyi fark edip neyi göz ardı ettiğini etkiler. Kusurluluk şeması olan biri kendisine yapılan bir övgüyü “Nezaketen söyledi” diye geçiştirirken, küçük bir eleştiriyi günlerce aklından çıkaramayabilir. Böylece şemayı destekleyen bilgiler birikir, çürüten bilgiler ise gözden kaçar.

3. Baş etme biçimleri şemayı besler

İnsanlar şemalarının tetiklediği acıyla baş etmek için üç temel yol kullanır. Bu yollar kısa vadede koruyucu olsa da uzun vadede şemayı sürdürür:

  • Teslim olma: Şemayı doğru kabul edip ona göre yaşamak. Örneğin kusurluluk şeması olan birinin kendisini sürekli eleştiren bir partneri kabullenmesi.
  • Kaçınma: Şemayı tetikleyebilecek durumlardan uzak durmak. Örneğin reddedilme korkusuyla yakın ilişkilerden kaçınmak, bu yüzden de hiç kabul görme deneyimi yaşayamamak.
  • Aşırı telafi: Şemanın tam tersiymiş gibi davranmak. Örneğin kusurlu hissettiği için sürekli üstünlük kurmaya çalışmak ya da başkalarını eleştirmek; bu da ilişkilerde çatışma yaratıp sonunda kişiyi yine “yetersiz” hissettirebilir.

Bu örneklerde görüldüğü gibi kişi şemadan kaçmaya çalışırken çoğu zaman farkında olmadan şemayı doğrulayan sonuçlar üretir. Tekrar eden döngünün arkasında çoğunlukla bu mekanizma yatar.

Şema Modları: “Bir Anda Başka Biri Oluyorum”

Şemalar kişinin kalıcı özellikleridir; ancak gün içinde hangi şemanın etkin olduğuna göre kişi çok farklı ruh hallerine girebilir. Şema terapide bu anlık ruh hallerine mod denir. Örneğin:

  • Çocuk modları: Kendini çaresiz, yalnız ya da öfkeli hissettiğimiz anlar (örneğin kırılgan çocuk, öfkeli çocuk).
  • İşlevsel olmayan ebeveyn modları: Kendimize yönelttiğimiz sert, cezalandırıcı ya da aşırı talepkar iç ses.
  • Baş etme modları: Hissizleşme, boyun eğme ya da aşırı kontrol gibi koruyucu tepkiler.
  • Sağlıklı yetişkin modu: İhtiyaçlarımızı fark edip dengeli biçimde karşılayabildiğimiz, kendimize ve başkalarına şefkatle yaklaşabildiğimiz hal.

Şema terapinin temel hedeflerinden biri, sağlıklı yetişkin modunu güçlendirmektir.

Şema Terapi Bu Döngülerle Nasıl Çalışır?

Şema terapi; bilişsel davranışçı terapi, bağlanma kuramı, geştalt ve psikodinamik yaklaşımlardan öğeleri bir araya getiren bütünleştirici bir yaklaşımdır. Süreç genellikle şu adımlardan oluşur:

  • Değerlendirme ve kavramsallaştırma: Kişinin yaşam öyküsü, şemaları, baş etme biçimleri ve modları; görüşmeler ve ölçekler aracılığıyla birlikte haritalandırılır.
  • Bilişsel çalışmalar: Şemanın doğruluğu, lehine ve aleyhine kanıtlar üzerinden sorgulanır.
  • Deneyimsel çalışmalar: İmgeleme ve sandalye çalışmaları gibi tekniklerle şemanın duygusal çekirdeğine ulaşılır. Şemalar yalnızca “akılda” değil duygularda da yaşadığı için bu çalışmalar yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
  • Davranış örüntülerini değiştirme: Şemayı besleyen davranışlar yerine yeni davranışlar adım adım denenir.
  • Terapötik ilişki: Terapist, sınırlı yeniden ebeveynlik ve empatik yüzleştirme gibi yollarla ilişkinin kendisini değişim için bir alan olarak kullanır.

Şema terapi başlangıçta, kısa süreli terapilerden yeterince yarar göremeyen, uzun süredir devam eden sorunları olan kişiler için geliştirilmiştir. Kontrollü çalışmalarda sınır kişilik bozukluğu başta olmak üzere çeşitli kişilik bozukluklarında etkinliği gösterilmiştir. Günümüzde kronik depresyon, tekrarlayan ilişki sorunları ve kaygı gibi alanlarda da uygulanmaktadır. Yaklaşımın bizde nasıl uygulandığını şema terapi sayfamızda anlattık.

Şemalar İlişkileri Nasıl Etkiler?

Şemalar en çok yakın ilişkilerde görünür hale gelir. İki kişinin şemaları birbirini tetiklediğinde, çiftler hep aynı kavgayı yapıyormuş gibi hissedebilir. Örneğin terk edilme şeması olan bir eş yakınlık aradıkça, duyguları bastırma şeması olan diğer eş geri çekilebilir; bu geri çekilme de ilk eşin terk edilme korkusunu artırır. Bu tür döngüler çift terapisinde de sıklıkla ele alınır. Ayrıntılar için çift terapisi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Herkesin şeması var mı?

Evet, herkesin kendisi ve dünya hakkında şemaları vardır ve çoğu kişide bazı uyumsuz şemalar da belli ölçüde bulunur. Önemli olan, şemaların ne kadar yoğun olduğu ve hayatı ne ölçüde zorladığıdır.

Şemalar değişebilir mi?

Şemalar uzun yıllar içinde oluştuğu için değişimleri de zaman alır. Şema terapide amaç, şemaların yoğunluğunu ve hayat üzerindeki etkisini azaltmak ve şema tetiklendiğinde kişinin eski baş etme biçimleri yerine daha sağlıklı seçimler yapabilmesini sağlamaktır.

Şema terapi ne kadar sürer?

Şema terapi, kısa süreli yapılandırılmış terapilere göre genellikle daha uzun sürer. Süre; kişinin hedeflerine, şemaların yoğunluğuna ve çalışılan konuya göre değişir ve ilk görüşmelerde birlikte değerlendirilir.

Şema terapi ile BDT arasındaki fark nedir?

Şema terapi, BDT’nin bir uzantısı olarak geliştirilmiştir. BDT genellikle mevcut belirtiler ve düşünceler üzerinde çalışırken, şema terapi bu belirtilerin arkasındaki çocukluk kökenli örüntülere, duygusal deneyimlere ve terapötik ilişkiye daha fazla odaklanır.

İnternetteki şema testleri güvenilir mi?

İnternette bulunan testler kendinizi tanımanıza yardımcı olabilir ama tek başına bir değerlendirme yerine geçmez. Şemalar; ölçek sonuçlarının klinik görüşme ve yaşam öyküsüyle birlikte yorumlanmasıyla belirlenir.

Sonuç

Hayatta tekrar eden döngüler çoğu zaman şans ya da tesadüf değildir; çocuklukta öğrenilmiş ve yetişkinlikte farkında olmadan sürdürülen örüntülerin bir sonucudur. Şema terapi, bu örüntüleri fark etmeye, kökenlerini anlamaya ve onlara farklı biçimde yanıt verebilmeye odaklanır. Yazı dizimizin sonraki bölümlerinde şemaları ve modları tek tek ele alacağız. Randevu bilgileri için iletişim sayfamıza göz atabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Young, J. E., Klosko, J. S. ve Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.
  • Young, J. E. ve Klosko, J. S. (1993). Reinventing Your Life. Plume.
  • Giesen-Bloo, J. ve ark. (2006). Outpatient psychotherapy for borderline personality disorder: Randomized trial of schema-focused therapy vs transference-focused psychotherapy. Archives of General Psychiatry, 63(6), 649–658.
  • Bamelis, L. L. M., Evers, S. M. A. A., Spinhoven, P. ve Arntz, A. (2014). Results of a multicenter randomized controlled trial of the clinical effectiveness of schema therapy for personality disorders. American Journal of Psychiatry, 171(3), 305–322.
  • Jacob, G. A. ve Arntz, A. (2013). Schema therapy for personality disorders: A review. International Journal of Cognitive Therapy, 6(2), 171–185.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir